Bölük Pörçük Toplum Mühendisliği

Artık biraz da karl popper’ın marksist çözümün yerine önerdiği çözüm önerilerine bakalım.

Popper kendi önerisini, “bölük pörçük toplum mühendisliği” diye adlandırır. Popper’a göre kökten bir değişim yerine, toplumun nasıl daha iyi işleyebileceğine kafa yormak ve her seferinde toplumun şurasını burasını düzeltmek gerekir. Toplum, bir mühendislik projesi gibi planlanmalı ve makinanın çalışır durumda kalması sağlanmalıdır. Bunun için makinanın parçalarını ufak ufak değiştirmek gerekir.

Peki ya sorunun zaten tam da makinanın normal işleyişi olduğunu düşünüyorsak? Makinanın kuruluş nedenine karşıysak? Popper’ın anlayışında böyle bir düşünceye yer yoktur. Ona göre insanlık zaten varabileceği en iyi noktaya ABD örneğinde yaklaşmıştır ve bundan sonra ufak tefek değişiklikler yeterlidir. Makinanın temelini sorgulamak yasaktır. Amaç düzenin daha iyi işlemesidir. Popper, “kim için daha iyi?” sorusunu sormaz. Toplumda çelişen ve uzlaşmaz çıkarların bulunduğunu reddeder.

Popper bir sorunun çözülebilmesi için nedenlerinin anlaşılması gerektiği fikrine de karşıdır. “eğer hava soğuksa palto giyersiniz” der popper. “soğuğun nedenlerini araştırmazsınız.” (Açık toplum cilt 1, 295)

Bu durumda örneğin mekanın soğuğu klimadan kaynaklanıyorsa, klimayı kapatmak ya da ayarlı olduğu ısıyı yükseltmek varken, soğuğun nedenini düşünmeden palto giymeli, yazın bile binalarda paltoyla durmalısınız.

Eğer sivri sineklerle başınız dertteyse evi ilaca boğmalı ya da akşama kadar sinek öldürmelisiniz. Bataklıkla uğraşmak marksistliktir.

Sadece sorunun güncel çözümüne odaklanıp sorunun nedenlerini araştırmamak, Bir hastalığı tedavi etmek için sadece semptomları baskılamaya çalışmak gibidir. Semptomlardan yola çıkarak hastalığı tanırız. O da bütünlüklü bakışı şart koşar. Sadece semptomlara bakmak ve onları yaratan bütünü gözardı etmek, yanlış tedavi uygulamamıza bile neden olabilir. Baş ağrısı şikayetiyle gelen bir hastayı sadece ağrı kesici verip gönderen bir hekime kim güvenir? Mesele yalnızca belirtiyi ortadan kaldırmaksa, aslında ağrıyı kesmenin daha kesin bir poppercı yolu da vardır, ağrıyan başı kesmek…

Popper’a göre sürtünmenin nedenlerini araştırmak yerine makinayı yağlamak daha mantıklıdır. (Açık toplum cilt 1, 295)

Zaten onun siyasal amacı da tam budur. Kapitalizm makinasını yağlayarak işleyişinin yarattığı direnci azaltmak. Makina daha iyi işlesin ve parçalanmasın diye.

Ama insanlık bu mantıkla iş görseydi hiç bir şey hakkında hiç bir şey öğrenemezdi ve büyük olasılıkla çoktan yok olup gitmiş olurdu. Bilim, nedenlerin araştırılmasıdır.

Popper’ın savaşlar konusundaki çözüm önerisi de aynıdır. Savaşın nedenlerini anlamaya çalışmayı saçma bulur. Bunun yerine savaş çıkaran ülkenin işkal edilip ekonomik kaynaklarına el konulmasını ve bir daha başkaldıramayacak bir halde tutulmasını önerir. Popper bu iş için, kötü ülkenin kalıcı olarak ezilmesini hedefleyen uzun ve ayrıntılı bir plan bile açıklar. (Açık toplum cilt 1, 293)

Bu çözüm size tanıdık geldi mi? örneğin osmanlıya dayatılan sevres antlaşması ve merkez kapitalist ülkelerin bütün dünyada kurduğu sömürgeler benzer çözümlerdi. ABD’nin ırak’ın petrol kaynaklarına çökmesi de tam böyledir. Popper bütün dünya amerikan boyunduruğuna girerse artık savaş çıkmaz demeye getirmiştir. Bu çözümüyle popper, kapitalizmin bir militanı olduğunu bir kere daha kanıtlar. O, düzenin başarılı bir propagandacısıdır ve başarısı, söylediklerinin güçlü bir içeriğe sahip olmasından değildir. Popper’ın zayıf ve çoğunlukla saçma sapan savlarının bu kadar etkili olması, onun tam da patronların duymak istediği şeyleri söylemesindendir.